Nedir bu sürdürülebilirlik raporu modası?

Son zamanlarda özellikle yayınlanan veya yayınlandığı iddia edilen sürdürülebilirlik raporları üzerine çok fazla soru ile karşı karşıya geliyorum. Genellikle sorular bana iletilen sürdürülebilirlik raporlarına yönelik bültenleri inceleyip incelemediğimle ilgili oluyor. Ve bu soruyu ilgiyle soranlara samimiyetle verdiğim cevabım hep aynı: İncelenecek detay pek yok ki…

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki bu sözlerim ilk defa sürdürülebilirlik raporu yayınlayacaklarını belirtenlere hatta sürdürülebilirlik raporu bültenini önemli detaylar, sözcü değerlendirmesi ve en altta iletilen ‘rapora bu linkten ulaşabilirsiniz’ linki verenlere değildir. Onlara can-ı gönülden teşekkürlerimi sunuyorum.  Çünkü bu şirketler gerçekten şeffaflığına tanık olduğum, yaptıkları her adımı kamuoyuyla ve biz basın mensuplarıyla paylaşmaktan çekinmeyen, hedeflerini ve ulaşabildikleri noktaları açıkça belirten şirketler oluyor. Fakat bazıları var ki kamuoyuyla sürdürülebilirlik raporunu paylaştıklarını bültenle bildirip, hedefleri ortalama olarak belirtiyorlar.

Mesela “Bu yatırımla karbon ayak izini önemli ölçüde azaltmayı hedefliyoruz”, “Bu iş birliğiyle enerji tasarrufumuzu büyük miktarda sağlamayı amaçlıyoruz”, “Atıklarımızın büyük bölümünü geri dönüştürerek döngüsel ekonomiye önemli katkı sağlıyoruz” gibi gibi gibi. Peki nedir bu önemli ölçüler, büyük miktarlar, büyük bölümler, önemli katkılar? Buna verilen herhangi bir cevap, veri yok. Peki kamuoyuyla paylaşılan bilgiler neler? Cevap ‘hiçbir şey.’

“Senin işin ne hepsinden iste, şirketlerin hangileri olduğunu da yaz” diyenleriniz olacaktır. Fakat şunu belirtmek istiyorum ki bizim işimiz her bültenin peşine düşmek tabii ki olamaz. Çünkü gün içerisinde ilgilenmemiz gereken pek çok farklı iş yükü olabiliyor.

İlk başlarda doğrudan raporu istediğim şirketler oldu evet, bir kısmından alabildim, bir kısmından alamadım fakat bununla bir yere kadar uğraşabildiğimizi belirtmek istiyorum. Bültenlerinizin mutlaka değerlendirilmesini istiyor olabilirsiniz, bu yüzden basınla aranızda köprü görevi gören Halkla İlişkiler Ajansınızdaki (PR) arkadaşlara baskı uyguluyor olabilirsiniz fakat sizin verdiğiniz veri ne kadar şeffaf ise yansımalarınızın o kadar değerli olacağını unutmayınız lütfen.

Biz basın mensupları bu noktada PR tarafına tavır gösteriyoruz fakat verilerini paylaşmak isteyen veya istemeyenin şirketler olduğunu unutmayalım. Yazılarımı takip edenler bilecektir ki ben doğrudan hiçbir şirketi zan altında bırakacak değerlendirmeler yapmam. Mesleğinde 7’nci yılını doldurmuş biri olarak değerlendirmelerimi ortaya yapar ve herkesin kendine göre özeleştiri yapabilmesini isterim.

Sürdürülebilirlik raporlarına ilişkin farklı değerlendirmelerim ve önerilerim de olacaktır. İşini hakkıyla yapan ve şeffaflığını koruyarak bizlerle tüm verilerini paylaşanlara sonsuz teşekkürlerimi, eksiğini fark edip düzeltmek isteyenlere de şeffaflık temennilerimi sunarım

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top